Dr. Zülfü Selcan – Zaza Dili’nin Tarihi Gelişimi

0
18.182 views

 

Zaza Dili’nin Tarihi Gelişimi. I. Uluslararası Zaza Dili Sempozyumu, 13-14 Mayıs 2011, Bingöl Üniversitesi Yay., ed. M. Varol, Bingöl 2012, 111-142.

Bu ise bir internet yayınıdır.

 

 

Zaza Dili’nin Tarihi Gelişimi

 

Dr. Zülfü Selcan

 

1.           İrani diller familyası ve sınıflandırılması

2.           Zaza Dili’nin irani diller familyasındaki yeri

3.           Tarihi fonoloji

4.           Tarihi morfoloji

5.           Zazaca’nın yeni irani dillerle karşılaştırılması

6.           Asimilasyon politikası

6.1    Türkleştirme çabaları

6.2    Kürtleştirme çabaları

7.      Zazaların demokratik hakları

 

 

 

1. İrani diller familyası ve sınıflandırılması

İrani diller familyası hintavrupa diller familyasının bir dalı olup hint ve diğer hindocermen dil familyalarıyla (cermen, romen, islav vd.) bir tarihi dil akrabalığı vardır.

İrani diller familyası toplam olarak 40 dilden ibarettir ve Zazaca da bunlardan biridir (Tablo 1).

Zaza Dili’nin yayılma alanı için bak harita 1, 2 ile 3, 4.

Tarihi döneme ait irani diller, indoarya ve diğer hindocermen dillerde olduğu gibi geleneksel olarak üç döneme ayrılır: Eski iranca, Orta iranca, Yeni iranca.

Eski irani diller: Yazılı belgeler (yazılışın başından MÖ. 4./3. yy’a kadar) sadece Avestçe ile Eski Farsça’dan vardır.

Med kıralları (MÖ. 625-550) kendi dilinde yazılı belge eseri bırakmamıştır. Medce, (Eski-)Partça, İskitçe ıle Arahotça’nın otantik yazılı belgeleri yoktur ve sadece küçük çapta yan kaynaklarda bulunuyor (Schmitt, CLI, 86).

Avestçe, Zerdüşt’ün (MÖ. 6. yy.) konuştuğu ve Zerdüşt dininin kutsal kitaplarında kullanılan dildir. Avestçe iki gelişim kademesinden oluşuyor: En eski olanı, Zerdüşt tarafından söylenen onyedi türküdeki (‘Gāϑā’) dil şekli, Gāϑā-Avestçesi’dir. ‘Genç’-Avestçe, farklı dönemlere ait diğer yazılı bölümlerdir (Hoffmann, HbO, 1).

Eski Farsa, Ahemanlı padişahlarının (MÖ. takr. 705-331) çiviyazılarında kullandığı ve çoğunlukla Elamca ve Babilce tercümesiyle beraber yazdığı dildir. Bu çiviyazılarının en meşhuru Bisutun’daki üç dilli Darius-Kitabesi’dir (521/520 v. Chr.).

 

Yazılı belgeleri olan Orta İrani diller (MÖ. 4./3 yy.’dan MS. 8./9. yy.’a kadar) tarihi gelişim bakımından batı ve doğu grubuna ayrılır. Bunlar batıda Partça, Orta Farsça ve doğuda Sogdca, Harezmce, Sakça ve Baktrca’dırlar.

Yeni irani diller (MS. 8./9. yy.’dan sonra) çoktur ve günümüzde Doğu Anadolu’da, İran, Irak, Kafkasya, Afganistan, Pakistan ve Orta Asya ile diğer şark ülkelerinde konuşuluyor.

 

Tarihi gelişim bakımıdan irani diller doğu ve batı grubuna ayrılır, bunlar ise tekrar kuzey ve güney gruplarına bölünür. Buna göre Farsça güneybatı, Avestçe kuzey ve Medce de kuzeybatı dil grubuna aittirler. Avestçe kuzeybatıya ait olan Partça ile birçok ortak özelliklere sahip olmasıyla beraber bazı noktalarda doğu irani dillerle benzerliği de vardır. Avestçe’nin doğu irani dillerine ait olduğu kesinlikle ispatlanamıyor, çünkü yer ve zamanla ilgili bilgi eksikliği bunu zorlaştırıyor (Schmitt, CLI, 27-28, 67-70, 84).

 

Partça, Partya bölgesinde (Horasan, Gorgan ve Güney Türkmenistan) konuşulan dildi ve Arsaklı padişahları (MÖ. 247 – MS. 224) tarafından saray dili olarak kabul edimişti. Part dili Manihyacı’ların dini yazılarında belegelenmiştir fakat belgeli bir ön kademesi olmadığı gibi devamı da yoktur, yani yokolmştur. Ahemanlı ve Part İmparatorluğu’nun resmi ve yönetim dili Aramca idi.

 

Orta Farsça Eski Farsça’dan türeyen ve Ahemanlı hakimiyetinin bitmesinden (MÖ. 331) sonra gelişen dildir. Sasanlı’ların hakimiyeti döneminde Orta Farsça İran İmparatorluğu’nun resmi ve yönetim dili idi. Ayrıca Nasturi ve Manihya dininde de kullanılıp Orta Asya’daki Turfan’a ve Güney Hindistan’a kadar yayılmıştı (Sundermann, CLI, 114-137, 138-164).

 

Doğu-orta irani dillerinin özelliklerinden birisi, eski irani plozivleri */b-, d-, g-/ nin frikativ */β-, δ-, γ-/ ye (sog., har β-, δ-, γ-) dönüşüm yapması ve bazı kelimelerde son heceyi muhafaza etmesidir:

eir. *brātar- ‘kardeş’ (av., ef. brātar-), sog. βrāt, har. βr’d, yag. vırot.

ilkir. *adzam ‘ich’ (av. azəm-, ef. adam-), sog. azu, yag. (man).

 

 

Harita 1:   İrani dillerin yayılma alanı, batıda (Morgenstierne, HbO)

 

 

Harita 2:   İrani dillerin yayılma alanı, doğuda (Morgenstierne, HbO)

 

 

 

Harita 3:  Zaza Dili’nin yayılma alanı

 

 

Harita 4:  Zaza Dili’nin yayılma alanı

 

2. Zazaca’nın irani diller familyasındaki yeri

Zazaca’nın bilimsel araştırılması 1856 da başlıyor ki bugün 155 yıllık geçmişi olan bir araştırma tarihine bakabiliriz. O dönemde Avrupa’da dillerin araştırılması ve dilbilimi temelinin atılması için yoğun girişimler yapılmaktaydı.

1856 yılında Rusya’nın Petersburg Bilimler Akademisi, şark dilleri üzerine bilgi edinmek amacıyla, Roslawl’’da (Smolensk Eyaleti) bulunan savaş esirlerinden dil kayıtları yapması için Peter Lerch’i görevlendirmiştir.

P. Lerch onbir hafta (7. mart – 26. mayıs, bk. Lerch, Bericht) kendileriyle beraber kalmıştır. Lerch’in verdiği bilgiden anlaşıldığına göre aralarında enaz üç Zazaca konuşmacı vardı: Palu’nunKasan/Kaşan köyünden gelme Hasan, Hêni’den gelme Ali ve adı verilmeyen bir Dersim’li (Bericht, 624).

Lerch’in başkaynağı Zaza Hasan dı. Palu’lu Hasan’dan kaydedilip yayınlanan Zazaca Metinler şundan oluşuyor: cümle listeleri, üç masal ve Zaza aşiretlerinin kavgaları. Kendisi ayrıca on Zazaca türkü kaydetmiştir (sekizi Hasan’dan, ikisi Ali’den)[1] fakat bunlar şimdiye kadar yayınlanmamıştır. Hadank’ın ima ettiğine göre P. Lerch’in III. Bölümü’nün basımı için o zamanlar akademideki yetkili Carl Salemann tarafından engellenmiştir[2].

Lerch aynı zamanda metinlerden bir kelime listesi de hazırlamış (II, 191-214), fakat Zazaca’nın bir gramatik analizini yapmamıştır. Zazaca metinleri Rusça ve Almanca tercümesiyle Petersburg’da yayınlandı (1856, 1857-58).

Bu başlangıç döneminde Zazaca, Farsça ve Kurmancca üzerine küçük çaplı dil materyalının mevcut olmasına rağmen, eksik gramatik bilgilerden dolayı bu diller birbinden ayırdedilememişti. Bu nedenle Lerch, sözlüğe kaydedilen ve –e, -i, –a ile biten onbir dişil kelimenin gramatik cinsiyetini farketmemiştir: mesela aşme ‘ay’, kerge ‘tavuk’, kardi ‘bıçak’, keina ‘kız’, manga ‘inek’.

Avusturyalı dilbilmci Friedrich Müller de (1864) Zazaca’nın gramatik cinsiyeti ayırdettiğini farketmemiştir. Ayrıca Zazaca ile Kurmancca’nın Farsça’nın birer lehçesi olduğunu sanmış, fakat bunun bir yanılgı olduğu sonra ortaya çıktı.

Diğer yandan F. Müller incelemesinde iki önemli tespitte bulunmuştur: birincisi Zazaca’nın Kurmancca ile Farsça’ya karşı daha eski olduğu ve ikincisi farklı bir tarihi dil gelişiminin bulunduğu, mesela eski irani baş v’nin Farsça ve Kurmancca’ya karşın Zazaca’da muhafaza edilmesidir.

Bu ise sonraları F. Spiegel (1871), W. Tomaschek (1887), W. Geiger (1891-1901), A. Socin (1901) gibi bilimciler tarafından diğer misallerle desteklenmiştir (Selcan G, 12 f).

Zaza Dili’nin diğer metinleri Alman arkeoloğu ve dilbilimcisi Albert von Le Coq tarafından yayınlandı. Le Coq Zazaca metinleri, Şam’da yaşayan ve Çermük’ten gelme Omar ibn Ali’den kaydetti (1901) ve 1903’te Berlin’de yayınladı. Kendisinin Zazaca metinleri bir kelime ve cümle listesi ile Almanca tercümeli kısa metinleri kapsamaktadır, fakat gramatik olarak incelenmemiştir.

 

P. Lerch ile A. von Le Coq’un çalışmalarından sonra üçüncü dilbilmci olarak O. Mann 1906 yılında Zaza bölgesine geldi, Siverek ve Elazığ’da Zazaca’dan dil kayıtları yaptı. Aynı zamanda ilk olarak Zazaca’nın gramatik yapısını inceledi. Gramatik analizinin sonucunu, Siverek’ten Prusya Bilimler Akademisi’ne gönderdiği 4. haziran 1906 tarihli mektubunda şöyle bildiriyor:

“Daha evvel de tarafimdan savunulan görüş tasdik edildi, yani Zazaca’nın hiç Kürtçe olmadığı (…).Turfan metinlerindeki Orta Farsça’nın kuzey lehçesinin tüm garip fiil çekimlerini burada Zazaca’da tekrar görüyorum.[3]

O. Mann mektuplarında yazdığına göre daha Siverek’te iken Dersim’e gitmeyi planlıyor:

(5. haziran 1906:) ‘Harput, Hozat und Mazgerd’deki çalışmaların ön safhası olarak kendisinin derlediği kelimelerden istifade edebilirim. ‘(30. haziran/4. temmuz 1906:) „(…) iki üç hafta daha burada kalacağım; sonra Harput ve adı biraz kötüye çıkarılan Dersim’de daha az kalırım. …”[4]

Mezre’den, bugünkü Elazığ’dan 1./2. August 1906 tarihinde şunu yazıyor:

‘Gelecek Pazartesi 6. ağustosta yaban Dersim’e küçük bir seyahate girişeceğim, ençok 8 günlüğüne. Daha bilinmeyen bir çiviyazısı ile Zaza Dili içindir. (…)’

Fakat Fırat’tan atıyla beraber kelekle karşıya geçerken bir kaza geçiriyor ve dönmek zorunda kalıyor.

O. Mann Dersim’i görme amacına ulaşamadan Harput’u (Elazığ) terkedip Palu üzerinden Muş’a, oradan da İran ve Irak seyahatine devam edip dillerin kayıt ve analizini yaptı.

Doğu Anadolu, İran ve Irak’ta kaldığı toplam üç yıllık sürede birçok yeni irani dilin kayıt ve analizini gerçekleştirdi. Herşeyden önce Zazaca, Goranca ve Lurca’nın gramatik yapısını tanıdıktan sonra batı irani dillerin tarihi özellikleri açıklığa kavuştu ve bunları Die Tâjîk-Mundarten der Provinz Fârs (1909) [Fars Eyaletinin Tacik Ağızları] adlı eserinde kuzey ve güney grupları diye ayırdı[5]. O. Mann’ın attığı yeni batı irani dillerin tarihi sınıflandırma temeli iranistikte günümüze kadar halen geçerlidir.

O zamana kadar yalnış olarak sanıldığı gibi, Zazaca’nın katiyen Kürtçe olmadığını başta Mann bilimsel olarak ispat etti ve kuzeybatı diller grubuna dahil olduğunu ortaya koydu.[6] İncelemesinin verdiği sonuca göre aynı zamanda, o döneme kadar yine yalnış olarak ‘Kürtçe’ zannedilen Guranca ile Lurca’nın da bağımsız olduğu ortaya çıktı. Guranca kuzeybatı ve Lurca güneybatı dil grubuna aittir. O. Mann Kurmancca /Kırmancca, Soranca ile Mukri’ceyi birer bağımsız dil olarak, kuzeybatı dil grubunun (Zazaca vd.) yanında özel bir grup olarak sınıflandırdı (krş. Hadank, Boti und Êzädi, 1938, 5).

Mann’ın sınıflandırmasını 1921 de P. Tedesco devraldı, fakat K. Hadank’ın tenkid ettiği gibi, bu diller hakkkında bilgi sahibi olmadan ve açık bir gerekçe göstermeden, değiştirerek Kurmancca ile Soranca’yı da kuzeybatı dil grubuna kattı[7].

Mann’ın ölümünden sonra (1917) Prusya Bilimler Akademisi Karl Hadank’ı onun eserini tamamlaması için görevlendirdi. Hadank Mann’ın dil kayıtlarını büyük titizlikle işledi ve 1932’de ilk Zazaca grameri yayınladı (398 s.). Böylece o zamana kadar araştımada ihmal edilen bu dilin layık değeri verildi. Zaza Bilimi’nin temelini atma ve uluslararası düzeyde kabul ettirme Alman bilimcileri Oskar Mann ile Karl Hadank’ın büyük hizmeti sayesindedir. Mann’ın küçük çaplı Zazaca metinleri Hadank’a yetmedi; Zazaca araştımasını genişletmek için daha zengin dil materyali elde etmeyi planlıyordu. Bu amaçla 1932’de Suriye ve Irak’ta Zazaca metinleri kaydetmek için bir bilimsel araştırma seyahatine girişti. Fakat yalnış bir kılavuzun tuzağına düştüğünü önceden bilemezdi: yani Zaza’lara karşı olan Kürt politikacısı Celadet Bedirhan’a rastlaması. Ancak bir zaman sonra bunun farkına varıyor ve not defterine şunu yazıyor:

‘…Emir Zaza’ları Kürt sayıyor ve hepsini kürtleşmiş olarak görmek istiyor. … benim Zazaca’ya bu kadar ilgi göstermem pek hoşuna gitmiyor.’[8]

Zaza Dili’nin dil tarihindeki yeri O. Mann’dan sonra (1906) K. Hadank (1926-32), P. Tedesco (1921), G. Morgenstierne (1958), I. M. Oranskij (1963), G. L. Windfuhr (1989), V. S. Rastorgueva (1990), J. Gippert (1996) ve diğer bilimciler tarafından incelenmiş ve aynen tespit edilmiştir[9].

Zaza Dili’nin araştırma tarihinden, Selcan G, s. 12-45 te detaylı olarak bahsedilmektedir.

 

Kuzey Avestçe ile güney Eski Farsça arasındaki önemli ayrılıklar şunlardır: z d, h : s, b : d.

 

eir. *dz (av. z : ef. d) > of. d : prt. z > zz. z

eir. *dzānā-, av. zan-, ef. dan- ‘bilmek’, of. dān-, prt. zān-, zz. zan-, zanaene, yf. dān-, dānestan.

Eski irani *dzānā- fiil kökü ‘bilmek’ kelimesi, Avestçe zan-, Eski Farsça dan-, av. z nin karşılığı ef. d dir.

Bu kuzey-güney ayrılığı olan z-d orta irani dönemde de devam ediyor: kuzeyli Partça’da zān- ve güneyli Orta Farsça’da dan-. Yeni irani dönemde bu tarihi dil karşıtlığı Zazaca’da zan-, zanaene veYeni Farsça’da dān-, dānestan da görülmektedir.

eir. *zrßdai9a- (av. zərəδaya-) ‘kalp’, of. dil, prt. zirδ, zz. zeri, yf. dil.

Burada kelimenin baş sesi Avestçe, Partça ve Zazaca z-, buna karşı Orta ve Yeni Farsça’da d- dir.

eir. *dzasta, av. zasta ‘el’, ef. dasta-, of. dast, prt. (dast), zz. (dest).

Burada Avestçe’nin başsesi z- nin karşısında Eski Farsça d- duruyor. Orta irani dönemde Partça ve diğer diller kuzeyli *zast yerine Orta Farsça’nın dest kelimesini ödünç alarak devam etmiştir.

Eski irani *adzam- ‘ben’ kelimesi, Avestçe azem-, Eski Farsça adam-, av. z nin karşısında ef. d duruyor. Orta irani dönemde Partça’da az Orta Farsça (man) dır; zz. ez, yf. (man). Bu misallerden çıkan sonuca göre Avestçe, Partça ve Zazaca z-Grubunu, buna karşı Eski, Orta ve Yeni Farsça da d-Grubunu oluşturuyor.

 

h : s

eir. *ϑr : av. ϑr : ef. ç[10] : of. s : prt. h : zz. h : yf. s

eir. *ϑrayas ‘üç’, av. ϑraiiō-, ef. çitī̆a ‘üçüncü’, of. se, prt. hrē, zz. hirê, yf. si

Eski irani *ϑrayas ‘üç’ kelimesinde, Avestçe ϑ nin (ϑ İngilizce th gibidir) karşıtı Eski Farsça ç dir (ç nin sesi s gibidir). Orta irani kademede Partça’nın hr si karşısında Orta Farsça’nın s si durmaktadır.h : s ayrılığı orta irani dönemden yeni irani süreye kadar devam etmiştir: Zazaca hirê, Yeni Farsça si.

 

eir. *datsa, av. dasa- ‘on’, ef. *daϑa[11], of. dah, prt. das, zz. des, yf. dah.

Eski irani *datsa ‘on’ kelimesinde Avestçe s nin Eski Farsça karşılığı ϑ dir. Orta irani dönemde Partça s nin Orta Farsça karşılığı h dir. h : s ayrılığı yeni irani dönemde de varlığını sürdürüyor: Zazacades, Yeni Farsça dah.

 

eir. *puϑra, av. puϑra- ‘oğul’, ef. puça-, of. pus, prt. puhr, (zz. laz), yf. pus, pusar

Eski irani *puϑra ‘oğul’ kelimesinde, Avestçe ϑ nin karşısında Eski Farsça ç duruyor. Orta irani kademede Partça h nin Orta Farsça karşılığı s dir. h : s karşıtlığı yeni irani döneme kadar ilerledi: Yeni Farsça pus, pusar.

Zazaca laz ‘oğul’ Partça’daki karşılığından başka bir kökene sahiptir.

 

İlginç bir gelişme eski irani *dv nin d : *v, b ye ayrılışıdır.

eir. *dv : av. duu : ef. duu̯ : of. d : prt. b : zz. v, b

eir. *dvar(a)- ‘kapı’ : av. duuar- : ef. duvara- : of. dar : prt. bar : zz.  KL çê-ver/kê-ber, GL ber; paš. war, yf. dar, krm. der.

Dikkate değer olan eski irani *dvar(a)- ‘kapı’ kelimesidir; bunda eir. *dv- orta irani safhada d- ile v/b- ye ayrılmıştır: Orta Farsça dar ve Partça bar. Orta irani d : *v, b karşıtlığı yeni irani dönemde devam etmiştir.

Burada Partça ile Zazaca b-grubunu oluştururken, Orta ve Yeni Farsça ise d-grubuna aittir. Bununla beraber Zazaca’nın varyantları v- ile b- yanyanadırlar: zz. KL çê-ver/kê-ber, GL ber.

Kuzey veya Dersim Lehçesi ile Çermik Zazaca’sında ‘kapı’, kê/çê ‘ev’ ile ber/ver in birleşimiyle ifade edilir: çêver (Selcan G, 244); kê-ber, kê-ver (Çermik: Le Coq, 80, Nr. 118, 88, 249; Pamukçu, 135); Güney Lehçesinin bir kesiminde (Palu, Siverek) sadece ber kullanılır (Tur Söz, 20; M-H Z, 150, 280).

 

 

Eski İran. Avest. Eski Fars. Orta Fa. Part. Zazaca Yeni Fars.
*dz z d d z z d
bilmek *dzānā- zan- dan- dān- zān- zan-, zanaene dān-, dānestan
ben *adzam- azem- adam- (man) az ez (man)
kalp *zrßdai9a- zərəδaya- dil zirδ zeri dil
el *dzasta zasta dasta- dast (dast) (dest) dest
*ϑr ϑr ç s h h s
üç *ϑrayas ϑraiiō- çitī̆a üçüncü’ se hrē hirê si
on *datsa dasa- *daϑa[12] dah das des dah
oğul *puϑra puϑra- puça- pus puhr (laz) pus, pusar
*dv- duu- duu̯- d b v, b d
kapı *dvar(a)- duuar- duvara- dar bar çêver/kêber, ber dar

 

Tablo 2: Kuzey ve güney dil gruplarında farklı ses gelişimi

 

İrani dillerin farklı tarihi gelişimi en açık olarak ‘demek, söylemek, konuşmak’ fiilinde izleniyor: eir. *vač- (av. vac-, prt. wāž-, …) ile buna karşı eir. *gaub- (ef. gaub-, of. gōw-) (Schmitt, CLI, 84; Boyce, 89, 42).

Burada Zazaca, eski kökleri muhafaza etmekle, Eski ve Orta Farsça’dan ziyade Avestçe ile Partça’ya yakındır: zz. vatene ‘söylemek, konuşmak’, va(t)- dgz.göv, vaz-/važ- ihtk.göv. Zazaca’da dili geçmiş zaman hem va(t)- gövdesiyle, hem de vake ile ifade edilir: ey va/vat ya da ey vake ‘o (e) söyledi’. İhtimal ve emir kipi, ihtimal kipi gövdesi vaz- vasıtasıyla yapılır: u ke vaz-o ‘o (e) söylerse’,vaz-e ‘söyle’.

Zazaca’nın kuzeyli Avestçe’ye yakınlığı ayrıca zz. vake ‘söyledi’, av. vak- ‘söylemek’ ile belgeleniyor (AiW. 1330).

Güneyli Yeni Farsça’da ise buna karşı ‘söylemek, konuşmak’ goftan, guy- şmz.göv. Burada Kurmancca gotın, bêž- ile biryanda güneyli dil grubuyla beraberdir, diğer yanda bundan ayrılıyor.

 

3. Tarihi Fonoloji

1.  eir. *u̯-

Eski irani başses *u9– (av. v-) Zazaca ile yeni irani dillerin bir kısmında değişmeden devam etmiştir ve bazı dillerde ise buna karşı /b/, kısmen /g/ olarak gelişmiştir[13].

Zazaca, Semnanca, Gûrânca gibi kuzeybatı dil grubu ile Hazar yöresindeki Tâtî, Tâlešî, Sâlî, Gilakî (LâhiJânî), Harzanî[14] dilleri[15] ve doğu irani dillerden Paštoca[16] ile sekiz Pâmir dili[17]için tipik olan, eski irani başses *u9yi muhafaza etmesidir. Buna karşı Yeni Farsça’da, Kurmancca ile diğer bazı irani dillerde /b/ veya /g/ ye dönüşmüştür. Paračice’de kısmen γ- ve Balučice’degw- olarak vardır.

Buna birkaç misal:

Eski İranca *vâta- (Avestçe  vâta- m) ‘rüzgâr’, Zazaca va m, Mâzandarânca vo(t), Gilakca-Lh/Mò/Fr vâ, Tâlešce vâ, Harzanca vör, Guranca vâ, Sangesarca ve, Semnânca va, Yeni Farsça bâd,Kurmancca ba, Soranca ba, Yaghnobca vât, Paštoca wô, Šughnca (ṣ̌ūj), Paraçça γâ, Balûççe gwât.

Eski İranca *vṛka- (Avestçe vèhrka- m) ‘kurt’, Zazaca verg m, Mâzandarânca verk, Gilakca-Lh/Mò/Fr verg, Tâlešce varg, Harzanca vorg, Guranca wärg, Sangesarca varg, Semnânca verg,Yeni Farsça gorg, Kurmancca gur, Soranca gurg, Yaghnobca urk, Paštoca (lêva), Šughnca wûrJ, Paraçça ßurß, Balûççe gwark.

Bununla ilgili başka seçme misaller Tablo 3 und 4 te bulunmaktadır. Kelime karşılaştırmasından çıkan sonuca göre eir. *u̯- yeni irani dillerde altı fonemle temsil edilmektedir:

eir. *u̯- > yir. [v-], [w-], b-g-ß-gw-. Zazaca v-grubuna aittir.

 

[v-] zz. tâl. sangs. semn. harz. gil. mâz. yagh.
[w-] gur. šugh. paš. yagh.
b- yf. krm. sor.
g- yf. krm. sor. par.
ß- par.
gw- bal.

Özel bir durum şudur: av. vas- ‘istemek’ (ehi. vaš-), ušta– PPfP. (AiW 1381), zz. was-, wast- dgz.göv. Burada eir. *u̯ (av. v-) > zz. w- [w-] gelişimi izlenmektedir. Buna göre orta irani belgeleri prt.wxāz-, wxāštan ile of. yf. xwāh-, xwāstan ‘istemek’ görüldüğü gibi başka bir kökene dayanıyor. Bkz. Tablo 5.

 

2.  eir. *xu̯-, hu̯-

Avestçe’de ý-, hv- ve Eski Farsça’da hv- olarak bulunan (av. ý-, hv-, ef. hv-) baştaki eir. *xṷ, hṷ-, yeni irani dillerde sekiz farklı fonemle temsil edilmektedir:

eir. *xu̯-, hu̯- > yir. w-h-f-x-xw-xv-ß-gw-.

Avestçe ar- ‘yemek’ şmd.z.göv, dgz.göv : Zazaca we(r-e)n-, werd : Gūrāni wär-, wärd : Sivendce[18] wär-, fārd : Balūči war-, warta : Tālešçe har-, hard : Harzanca han-, horcā : Lurca-Giōhar-, hard : Yeni Farsça[19] xor-, xord : Paraçça xār- : Paštoca xor-, xwaṛəl : Šughnca xā-, furd : Yaghnobca xwar-, xōrt : Osetçe xvär-, xvard : Sangesarca xuor-, xorta : Kurmancca xw-, xwar : Soranca xw-, xward.

Fonolojik karşıtlığı açık görülen birçok irani dilin belge kelimeleri Tablo 5 te sıralanmıştır. Tarihi dil gelişimi sonucu olarak ortaya çıkan ortak fonolojik özellik bakımından sekiz dil grubu oluşuyor ve Zazaca w-grubuna dahildir:

w- zz. gur. siv. bal.
h- zz. tāl. harz. lurGi.
f- šugh. siv. oss.
x- sangs. paš. par. šugh. yagh. tāl. yf. sor.
xw- paš. yagh. krm. sor.
xv- oss.
ß- paš.
gw- bal.

 

3.  eir. *-m-

Eski irani fonem *-m- Zazaca’da, çoğu yeni batı-irani[20] ve doğu-irani[21] dillerde aynı kalmış, buna karşı Kurmancca’da düzenli olarak /-v-/ [v] ve Soranca’da /-w-/ [w] şeklinde gelişmiştir ve bu fark bir dil özelliğini ifade etmektedir;[22] az sayılan bazı hallerde Baluòçe[23] ile Vafsça’da[24] bir /­-w-/ ve Lurca’da[25] bir /-v-/ bulunmaktadır:

Eski İranca *òašman- (Avestçe òašman-) ‘göz’, Zazaca çísm/çím, Sangesarca òašm, Gûrânca òäm, Yeni Farsça òešm, Kurmancca çav, Soranca çâw.

Eski İranca *nâman- (Avestçe nâman-) ‘ad’, Zazaca name, Sangesarca noum, Semnani nom, Gûrânca nâm, Yeni Farsça nâm, Paštoca num, Kurmancca nav, Soranca nâw.

Tablo 6 (bk. a.) bu ilişkiyi ayrıca ondört kelime mukayesesiyle gösteriyor ve bundan üç dil gurubu meydana geliyor:

-m- zz. yf. sangs. sem. harz. gur. vd. yeni batı ile doğu irani diller
-v- krm. lurBx. kısmen
-w- sor.  bal. kısmen vaf.

 

4.  eir. *-r-

Eski İranca’nın vokaller arasındaki r si Partça ve Zazaca’da aynı kalırken, Orta ile Yeni Farsça ve Kurmancca’da l ye dönüşmüş; Tablo 7 deki ilk dört belge bunu göstermektedir:

eir. *-r- : av.  -r- : of. –l- : prt. –r- : zz. ṙ/r: krm. -l- : yf. -l-

Burada dikkate değer olan Avestçe *āhūira- m ‘tanrı’ kelimesidir (bk. ay. ahura-) ve Zazaca’da wair [wa’ir]  KL ‘rab, koruyan’ (din), güney varyantlarıyla wayer (Lerch II, 213), wehar m (M-H Z 303), wıhêr (Tod 268), wahar m GL (Tur Sö 296) şeklinde devam etmiştir.

av.*āhūira-, ahura- m ‘tanrı’ : (prt. of. xwādāy) : zz. wair KL ‘rab, koruyan, sahip’, wayer, wıhêr GL; (: yf. xvadāy : krm. xwede) : gur. wäî, waî (M-H G, 290).

%0